Translate

16 Mayıs 2015 Cumartesi

KABUK BAĞLAMAZ YARA

  Öyle ya hepimizin bir yarası var. Yarınımız ise belki var. Anılar kadar kalıcı hafızaya yer etmiş başka neyimiz var? Anılar derken acı tatlı her şey dahil. Bir anı paylaşmalı o zaman şimdi hayata dair.
  Mevsimlerden bir yaz sıcağı. Onun derin anlamlı gözlerinde, yine bilmem kaçıncı ayın kaçıncı gününde, uzun bir sohbetin ortası.. Bir radyo çalıyor çay ocağının bahçesinde.Bir kaç güvercin havalanıyor. Üç beş amca sohbet ediyor. Karşımda, tam karşımda oturmuş anlatıyor. Ne anlatsa dinlerim modlarındayım ben. Bir dal sigara, bir bardak çay ve en koyusundan bir muhabbet var. Bunca özleyeceğimi  bilsem, sabahın köründen gecenin karanlığına kadar dinlerdim onu. Gerekirse on paket sigara içerdim. Bir demlik çayı bitirirdim. Sonu olmasın diye dua ederdim. Boş verirdim elimi tutmasını. Gözlerine bakmakla yetinirdim. Bilseydim şimdi bunca yabancılaşacağımızı. En samimi anlarımıza anlamsız bir mesafe koymazdım. Saygıyı hak ediyordu ama olabildiğince sıkı sarılmak ne zamandan beri saygısızlık sayılıyordu ki? Daha sıkı sarılmalıydım..
  Özlemenin en tuhaf yerindeyim şimdi. Bir hırçın bir iyi hissediyorum kendimi. Bir gün diyorum. Belki bir gün... Olurya yine bir çay ocağında dinlerim seni. Duacıyım... 


2 yorum:

  1. Güzel bir derleme olmuş kaleminize sağlık...

    http://tekneden.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil