Translate

3 Mayıs 2015 Pazar

SONRANIN SONRASI

  Kaçtıkça gelen anılarda neyin nesi.. Silinmiş onca fotoğraf, atılmış onca yazı.. Nasıl olur da yeniden yeniden çıkar insanın karşısına? Tesadüf diye bir şey var mı ki? Dün seni görmüş olmak acı veren bir şey değil. Peki bugün..? 
  Affetmeye yakın değilim. Sahil uzakta ve ben yüzmekten yoruldum. Ama vazgeçmedim. Senden en uzağa gitmek tek hedefimdi. Şu anıları buradan alın lütfen, bunlar plana dahil değildi. Hay aksi! Yok öyle kolay olamaz. Olmamalı! Boşa geçirmiş olamam bunca zamanı, boşa aşmış olamam bunca dar boğazı. 
  Ve şimdi yeniden aynı şarkıları dinlemek, aynı duyguları beslemek -aşina olunan acımsı bir tat ağızda-, aynı yere varmak demek. Dünyanın geoit olduğunu biliyoruz ve aslında bir çoğumuz yuvarlak diyoruz.Sonuç olarak  aynı yere varıyoruz. Bu da kendimce ispatı. Nasrettin Hocanın dünyanın merkezi burası inanmazsanız ölçün demesi gibi... 

  Tabi ki de aşk acılarımdan uzun uzun bahsetme niyetinde değilim. Siz siz olun üzerinde fazla durmayın, geçin. Yoksa işin içinden sizi ne Güzin abla (sahi o hala var mı?) kurtarır ne de başka biri. Biliyorum biliyorum melankoliyi hepiniz çok seviyorsunuz. Ve eğlencenin dibine vurmadan önce bir depresyon evresi yaşıyorsunuz. Bir nevi bahane bence. Depresif takılmadan eğlenmek tuhaf geliyor bizim millete. Bakın ne diycem sigaranızı bu seferlik keyiften yakın. Sigara bitince yeniden ağlamaya devam. Tabi canım.. Bu seferlik dedim. O halde kahrolsun psikolojisi düzgün insanlar yaşasın tam bağımsız ruh hastaları...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder